Vergi Portalı

 
 
Ana Sayfa>Köşe Yazıları >Recep Bıyık >
    14.04.2018

 
   

Recep Bıyık

PwC Türkiye Mevzuat, Eğitim ve Araştırma Başkanı

 
  Kurumlar vergisi beyan dönemi hatırlatmaları (2)  

11 Nisan 2018 tarihli makalede, kurumlar vergisi beyannamesinin hazırlanmasında dikkat edilecek konuları yazmaya başlamıştım.

Bugünün konuları yaygın olarak kullanılan bazı kurumlar vergisi istisnaları.

Yurt dışı iştirak ve şube kazançları

Kurumlar Vergisi Kanunu’na göre;

a) Yurt dışı iştirak kazançları;

- Yurt dışı iştirakin anonim veya limited şirket olması,

- En az %10 sahiplik,

- En az 1 yıl süre kesintisiz elde tutma,

- İştirak kazancının en az %15 fiili vergi yükü taşıması (bazı faaliyetlerde %20),

- Kazancın 25.04.2018 tarihine kadar Türkiye’ye getirilmesi,

b) Yurt dışı şube kazançları;

- Kazancının en az %15 vergi yükü taşıması (bazı faaliyetlerde %20)

- Kazancın 25.04.2018 tarihine kadar Türkiye’ye transfer edilmesi

koşullarıyla, kurumlar vergisinden müstesnadır.

2017 yılında yurt dışı iştirak kazancı veya yurt dışı şube kazancı elde eden kurumların, bu istisna koşullarını yeniden test etmeleri ve halen getirmedilerse söz konusu kazancı, 25 Nisan 2018 tarihine kadar Türkiye’ye transfer etmiş olmaları gerekiyor.

Taşınmaz ve iştirak satış kazançları

Kurumlar Vergisi Kanunu’na göre, taşınmaz ve iştirak hissesi satışından elde edilen kazançların %75’i (05.12.2017 tarihinden sonra yapılan taşınmaz satışlarında %50’si), belli koşullarla kurumlar vergisinden müstesnadır.

İstisna uygulamasında dikkat edilecek önemli bazı konuları hatırlatalım:

• Satılan kıymetlerin en az iki tam yıl (730 gün) süreyle aktifte yer alması gerekir.

• Devir veya bölünme yoluyla devralınan kıymetlerin iktisap tarihi olarak, devir alınan veya bölünen kurumdaki iktisap tarihi esas alınır.

• İstisna, satışın yapıldığı dönemde uygulanır.

• Satıştan elde edilen kazancın istisnadan yararlanan kısmının, pasifte özel bir fon hesabına alınması ve satışın yapıldığı yılı izleyen beşinci yılın sonuna kadar fon hesabında tutulması gerekir.

Fon hesabına alınma işleminin, kurumlar vergisi beyannamesinin verildiği tarihe kadar yapılması gerekir.

Serbest bölgelerde elde edilen kazançlar

Serbest Bölgeler Kanunu’nun geçici 3. maddesine göre;

• 06.02.2004 tarihi itibariyle faaliyet ruhsatı almış olanların, bölgede gerçekleştirdikleri faaliyetleri dolayısıyla elde ettikleri kazançları, bu tarih itibariyle faaliyet ruhsatlarında belirtilen sürenin sonuna kadar,

• Bölgede üretim yapanların ürettikleri ürünlerin satışından elde ettikleri kazançları, faaliyet ruhsatlarının tarihine bakılmaksızın,

kurumlar vergisinden müstesnadır.

24 Şubat 2017 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6772 sayılı Kanun’la Serbest Bölgeler Kanunu’nda yapılan değişiklikle, serbest bölgelerde bakım, onarım, montaj, demontaj, elleçleme, ayrıştırma, ambalajlama, etiketleme, test etme ve depolama hizmetleriyle uğraşanların, bu faaliyetlerden elde ettikleri kazançlar da kurumlar vergisinden müstesna tutulmuştur.

Serbest bölge faaliyetlerinden doğan alacaklara ilişkin kur/vade farkı gelirleri istisna kapsamındadır. Bölge faaliyetlerinden elde edilen hâsılatın, bu faaliyetler için yapılacak ödemelerde kullanılıncaya kadar geçici olarak değerlendirilmesi sonucu elde edilen faiz ve repo gelirleri için de istisnadan yararlanılabilir.

Bunun dışında, serbest bölgelerde elde edilmiş olsa dahi faiz, repo ve benzeri faaliyet dışı gelirler istisna kapsamında değerlendirilmemektedir.

Teknoloji geliştirme bölgelerinde elde edilen kazançlar

Teknoloji geliştirme bölgelerinde faaliyet gösteren kurumların, bölgedeki yazılım ve Ar-Ge faaliyetlerinden elde ettikleri kazançlar kurumlar vergisinden müstesnadır.

İstisna uygulamasında şu konulara dikkat edilmelidir:

• Bölge dışındaki faaliyetlerden elde edilen kazançlar, yazılım ve Ar-Ge faaliyetlerinden elde edilmiş olsa dahi istisna kapsamında değildir.

• Bölgede üretilen ürünlerin seri üretime tabi tutarak pazarlanması halinde, ürünlerin pazarlanmasından elde edilen kazançların lisans, patent gibi gayri maddi haklara isabet eden kısmı istisna kapsamındadır.

• Faaliyet zararla sonuçlanırsa, zarar tutarı diğer faaliyetlere ilişkin kazançlardan indirilemez.

• Bölgede faaliyet gösteren kurumlara TÜBİTAK tarafından sağlanan karşılıksız destekler kazanca ve istisna tutarına dahil edilir.

• İstisna kapsamına giren ve girmeyen faaliyetlerin birlikte yapılması halinde; müşterek genel giderler, her bir faaliyetin maliyet tutarları, müştereken kullanılan kıymetlerin amortismanları ise bunların her bir işte kullanıldıkları gün sayısı dikkate alınarak dağıtılır.


Okunma Sayısı : 65
 
Zeki Gündüz
Taslak Tebliğle İlgili Düşüncelerimiz
Tüm Yazıları
Recep Bıyık
Kurumlar vergisi beyan dönemi hatırlatmaları (2)
Tüm Yazıları
Erdoğan Öcal
Bir Yorum Denemesi : KVK Md. 3
Tüm Yazıları
Dr. Ahmet Kavak
Zararların mahsubu uygulamasına ilişkin yargı kararı
Tüm Yazıları
Ersun Bayraktaroğlu
Vergiler vergiler...
Tüm Yazıları
Vedat Özdan
İhracatçının KDV iadesi geciktirilmemeli ve sınırlandırılmamalı
Tüm Yazıları
Murat Çolakoğlu
Agnotoloji mi? YOLO yahu boşverin!
Tüm Yazıları
Cenk Ulu
Yatırım Teşvik Politikamız
Tüm Yazıları
İsmail Bulut
Ücret, prim ve ikramiyelerin bankalar aracılığıyla ödenmesi yükümlülüğü getirildi
Tüm Yazıları
Nedim Bayraktaroğlu
Yeni Teşvik Sistemi içinde İlaç Yatırımlarının Yeri
Tüm Yazıları
Tüm Yazarlar