28/07/2010 - Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun
(BDDK) "Bankacılık Sektörü Yönetici Kesimi Beklenti Anketi"
sonuçlarına göre, bankacılık sektörü yöneticilerinin önümüzdeki üç aylık
dönemde gayri safi milli hasıla (GSMH), kredi hacimleri ve aktif büyüklüğü gibi
göstergelerde olumlu gelişmeler olmasını, faiz oranlarının yatay bir seyir izlemesini,
karlılığın durağan bir görünüm arz etmesini ve riskliliğin önceki dönemlere
göre artmamasını bekliyor.
BDDK tarafından hazırlanan ve 68 üst düzey banka yöneticisi
tarafından cevaplanan Temmuz-Eylül 2010 dönemine ilişkin "Bankacılık
Sektörü Yönetici Kesimi Beklenti Anketinin" sonuçları açıklandı.
Anket sonuçlarına göre, ekonomik büyüme ve makroekonomik
göstergelere ilişkin olumlu beklentilerin artarak devam ettiği görüldü.
Özellikle GSMH, kredi hacimleri ve bankacılık sektörü aktif büyüklüğünde artış
beklentisine sahip katılımcı sayısındaki artış dikkat çekti.
Diğer taraftan, ticari ve bireysel kredilerde takibe dönüşme
oranındaki artış beklentilerinin düşüş göstermesi, bankacılık sektörü
riskliliğindeki azalma ve faiz oranlarına ilişkin durağan beklenti ekonomik
iyileşmenin devam edeceğine ilişkin diğer olumlu göstergeler olarak sıralandı.
Özetle, katılımcıların bir önceki anket döneminde var olan
hem makroekonomik hem bankacılık sektörü göstergelerine ilişkin olumlu
beklentileri önümüzdeki 3 aylık dönemde de devam etti.
Makroekonomik göstergelere ilişkin beklentilere
bakıldığında, cari açık haricinde tüm beklentilerin olumlu yönde olduğu
görüldü. Özellikle TÜFE de artış bekleyen katılımcı oranının yüzde 57’den yüzde
10’a düşmüş olması dikkat çekti.
Makroekonomik göstergelerden GSMH’da katılımcıların, yüzde
32’si önemli ölçüde olmak üzere, yüzde 98’i artış, yüzde 2’si azalma beklerken,
bütçe açığında yüzde 29’u artış, yüzde 25’i aynı kalma, yüzde 45’i azalma, iç
borçlanma faiz oranında yüzde 12’si artış, yüzde 79’u aynı kalma, yüzde 59’u
azalma beklemekte.
Bu anket dönemindeki tek olumsuz beklenti olan cari açığın
artacağına dair beklenti bir önceki anket döneminde yüzde 79 iken bu anket
döneminde, yüzde 22’si önemli ölçüde olmak üzere, toplam yüzde 90’a çıktı. Cari
işlemler açığının artacağına dair tahminlerin, ekonomik genişlemenin bir sonucu
olarak artacak olan, ara mal ve enerji talebine dayandırıldığı düşünülmekte.
KREDİLER
Ankette, fon kaynaklarına ve kredi faiz oranlarına ilişkin
beklentilerin geçen anket döneminde olduğu gibi ağırlıklı olarak aynı kalma
yönünde olduğu görüldü.
Kredilerin faiz oranlarına ilişkin beklentilere bakıldığında
aynı kalma yönünde beklentiye sahip katılımcı oranı, konut kredilerinde yüzde
85, diğer tüketici kredilerinde yüzde 84, ticari kredilerde yüzde 82, kredi
kartlarında ise yüzde 84 seviyesinde oldu. Artacak beklentileri ise aynı
sırayla yüzde 12, yüzde 15, yüzde 16, yüzde 6 olarak gerçekleşti.
Hem ticari hem bireysel kredi hacimlerinde, GSMH ve
bankacılık sektörü aktiflerinde büyüme beklentileri ile uyumlu bir şekilde,
artış yönündeki beklentiler hakim.
Kredi hacimlerinde artış beklentisine sahip katılımcı oranı
konut kredilerinde yüzde 90, taşıt kredilerinde yüzde 54, ticari kredilerde
yüzde 88, KOBİ kredilerinde yüzde 91 ve kredi kartlarında yüzde 81 seviyesinde
gerçekleşti.
Kredi hacimlerine ilişkin cevaplarda takipteki tüketici
kredisi ve ticari kredi hacimlerinin artacağına dair beklentilerin önceki anket
dönemlerine göre önemli düşüş göstererek sırasıyla yüzde 50 ve yüzde 43 olarak
gerçekleşmesi dikkat çekti.
Kredi hacimlerini etkileyebilecek en önemli faktörlerin
sorulduğu sorularda, bir önceki anket döneminde olduğu gibi, ticari krediler
için ticari iç talepteki artma/azalma, bireysel krediler için ise tüketim
talebindeki artma/azalma faktöründen etkilenebileceği ifade edildi.
Bankacılık sektörü aktif büyüklüğüne ilişkin artış
beklentisine sahip katılımcı oranı, kredi hacimlerindeki artış beklentilerine
uyumlu olarak, yüzde 96 oranında artış olarak gerçekleşti.
Sektörün karlılığına ilişkin beklentilerde ise
katılımcıların yüzde 29’i azalacağını, yüzde 53’ü karlılığın aynı kalacağını ve
yüzde 19’u ise artacağını belirtti.
Anket katılımcılarının yüzde 71’ü en fazla artış
göstermesini bekledikleri fon kaynağı olarak mevduatı gösterdi. İkinci sırada
yüzde 16 ile sermaye piyasaları geldi. Bankacılık sektöründeki yabancı sermaye
payının yüzde 84 oranında aynı kalacağı beklenildi.
Bankacılık sektörünü ve sektöre olan güveni en fazla
etkilemesi beklenen faktörlerin sorulduğu sorularda makroekonomik gelişmelerin
önde geldiği görüldü. Ancak, önceki anket dönemleri ile karsılaştırıldığında
siyasi gelişmelerin önemli görülme oranının azaldığı dikkat çekti.
Sektörün riskliliğine ilişkin soruda ise katılımcıların
yüzde 34’ü riskliliğin artacağını, yüzde 65’i ise aynı kalacağını
beklediklerini ifade etti. En önemli risk kaynağı olarak ise katılımcıların
yüzde 47’si kredi riskini, yüzde 34’ü ise faiz riskini gördüklerini belirtti.
Anket sonuçlarından, bankacılık sektörü yöneticilerinin
önümüzdeki üç aylık dönemde GSMH, kredi hacimleri ve aktif büyüklüğü gibi
göstergelerde olumlu gelişmeler olmasını, faiz oranlarının yatay bir seyir
izlemesini, karlılığın durağan bir görünüm arz etmesini ve riskliliğin önceki
dönemlere göre artmamasını bekledikleri sonuçlarına ulaşıldı.
(AA) |