Ana Sayfam Yap  Sık Kullanılanlara Ekle  Hizmetlerimiz için Teklif İsteği Formu
Bugün 03 Eylül 2010, Cuma  Ana Sayfa     İletişim     Site Haritası     English
 |   |  BLOG |  VP Haber Arama      (Detaylı Arama)      
Size Özel
Kullanıcı Adı  
Şifre  
Ücretsiz Üyelik
Şifre Hatırlatma

 Size özel içeriğe ulaşın
 İnteraktif bölümlere katılın
 Bültenlerden yararlanın
Transfer Fiyatlaması
Kırk Aforizma
Küresel Mali Kriz
Vergi Avantajları
Özel Dosyalar
Dönemsonu İşlemleri
Yeni TTK
Özel Hesap Dönemi
Hatalar Uyarılar
Uluslararası Vergi
Serbest Bölgeler
İrtibat Büroları
Yabancı Sermaye
Görüntülü Bültenler
Kamu Alacaklarının Tahsili
Varlık Barışı
Söyleşiler
Ar-Ge Faaliyetleri
2010 Vergi ve Cezaları
Yeni Kurumlar Vergisi
Mortgage (Tutsat)
İlaç Sektörü
Çözüm Ortaklığı Platformları
2010 Bütçesi
Yeni Teşvik ve İstihdam Paketi
UFRS'de Gündem
Mali Takvim
13.09.2010
16–31 Ağustos Dönemine Ait Petrol ve Doğalgaz...
16–31 Ağustos Dönemine Ait Noterlerce Yapılan...
15.09.2010
Ağustos 2010 Dönemine Ait Kolalı Gazoz, Alkol...
Ağustos 2010 Dönemine Ait Dayanıklı Tüketim v...
20.09.2010
Ağustos 2010 Dönemine Ait Petrol ve Doğalgaz ...
Ağustos 2010 Dönemine Ait Dayanıklı Tüketim v...
Devamı
Ana Sayfa> İş Hayatı
İSMMMO'dan Kadın İstihdam Raporu
RAPORA GÖRE, 1999 YILINDA KADINLARDA YÜZDE 30 OLAN İŞ GÜCÜNE KATILMA ORANI 4 PUAN AZALDI -10 YILDA KADIN İSTİHDAMI İSE YÜZDE 27,7'DEN YÜZDE 22,3'E DÜŞTÜ

07/03/2010 -İstanbul Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası'nın (İSMMMO) raporuna göre, 1999 yılında kadınlarda yüzde 30 olan işgücüne katılma oranı 4 puan azalarak 2009 sonunda yüzde 26'ya geriledi

İSMMMO'nun TÜİK'in Hane halkı İşgücü Anketi, Kazanç İstatistikleri, Yaşam Memnuniyeti Araştırması 2009 sonuçları, Parlamentolar Birliği (IPU - Inter-Parliamentary Union), İçişleri Bakanlığı, Yüksek Seçim Kurulu ve TBMM verilerinden yararlanarak, hazırladığı "Kadınım, İşsizim, Mutsuzum" raporu açıklandı.

Rapora göre, Türkiye'nin 2009 sonu itibarıyla 72 milyon 561 bin 312 kişilik nüfusunun 36 milyon 98 bin 842'sini kadınlar oluştururken, 1999 yılında kadınlarda yüzde 30 olan iş gücüne katılma oranı 4 puan azalarak 2009 sonunda yüzde 26'ya geriledi.

Kadınlarda iş gücüne dahil olmama nedenlerinin başında ev işleriyle meşgul olmak geldi. Bu nedenle çalışma yaşamının dışında kalan ev kadınlarının sayısı 2009 yılında 12 milyon 101 bin kişi oldu.

Çalışamaz halde olan kadın sayısı 2 milyon 143 bin olurken, eğitim nedeniyle iş gücü dışında kalan kadın sayısı 1 milyon 832 bin kişi olarak kayıtlara geçti.

İş bulma umudu olmayan kadın sayısı 310 bin olarak saptanırken, 2 milyon 251 bin kadının diğer sebeplerle iş gücü dışında olduğu belirlendi.

1999 yılındaki yüzde 6,3'lük kadın işsizlik oranı 2009'da yıllık ortalama yüzde 14,3'e çıktı. 2009 yılının Kasım'ında 3 milyon 471 bin işsizin yaklaşık üçte birini (yüzde 28,2) kadınlar oluşturdu. 10 yılda kadın istihdamı ise yüzde 27,7'den yüzde 22,3'e düştü.

Toplam 979 bin kişilik kadın işsizlerin yüzde 38,7'sini 15-24 yaş grubundaki genç işsizler oluşturdu. 1999 yılında yüzde 14,1 olan kadınlarda genç işsizlik oranı geçen yıl yüzde 25'e çıktı.

CİNSİYETLER ARASI ÜCRET FARKLILIĞI

Rapora göre kadınlar da krizden payını aldı. Bir yılda 245 bin kadın işsizler ordusuna katıldı. Kadınların yüzde 18,4'ünün geliri, yüzde 25,4'ünün ise tasarrufları azaldı. Yüzde 25,9'u borçlanırken, yüzde 22,7'si tatil ve eğlence masraflarını kıstı.

Yaşanan kriz nedeniyle yüzde 59,5'i daha ucuz ürün tüketmeye yöneldi. Yüzde 1,9'u otomobil, yüzde 0,6'sı ise ev, arsa, veya yazlık satmak zorunda kaldı. Çeşitli nedenlerle göç edenlerin oranı yüzde 2,3 olarak belirlendi.

İlkokul ve altı mezunu kadınlarda 2006 itibarıyla aylık ortalama brüt ücret 650 lira iken erkeklerde bu rakam 784 lira oldu. Meslek lisesi mezunu bir kadın aylık ortalama 944 lira brüt maaşa çalışırken erkekler 1.298 lira aldı.

Kadınlar, yüksek okul ve üstü bir eğitim almış olsa da erkeklerle arasındaki ücret farkı azalmadı. Yüksek okul mezunu bir kadın 1.837 lira ortalama brüt ücret alırken, erkekler 2 bin 231 liraya mesai yaptı. Cinsiyetler arası ücret farklılığı eğitim durumuna göre yüzde 7 ile yüzde 18,7 arasında kadınlar aleyhine farklılık gösterdi. Parasal kazancı bulunmayan kadınların oranı ise yüzde 19,7'den yüzde 25,6'ya yükseldi.

İLKÖĞRETİMDE KIZ ÇOCUKLARININ OKULLAŞMA ORANI YÜZDE 95,97

Rapora göre, 2009 sonu itibarıyla okuma yazma bilmeyen kadın sayısı 3 milyon 730 bin 553 olarak TÜİK kayıtlarına geçti. Okuryazar olup da bir okul bitirmeyen kadın sayısı ise 6 milyon 917 bin 210 kişi oldu.

Türk kadınının 9 milyon 425 bin 275'i ilkokul, 3 milyon 463 bin 295'i ilköğretim, 989 bin 470'i ortaokul veya dengi okul, 4 milyon 339 bin 681'i lise veya dengi okul bitirdi. 1 milyon 775 bin 309 kadın yüksek okul veya fakülte mezunu olurken, 113 bin 417 kadın yüksek lisans, 26 bin 516'sı doktora yaptı. Resmi verilerde eğitim konusunda hiçbir bilgi bulunmayan kadın sayısı ise 1 milyon 656 bin 60 kişi olarak yer alıyor.

İlköğretimde kız çocuklarının okullaşma oranı Türkiye genelinde yüzde 95,97 olarak gerçekleşirken, orta öğretimde bu rakam yüzde 56,30.

Kız çocuklarının ilköğretimde okullaşma oranının en düşük olduğu ilk beş kent sırasıyla Bitlis, Van, Hakkari, Muş, Şanlıurfa. Söz konusu illerde ilköğretimdeki okullaşma oranı yüzde 88 ile yüzde 84 arasında değişiyor.

Halen 32 milyon 70 bin 477 kadının yüzde 7,7 (3 milyon 943 bin 222) hala okuma yazma bilmeyenler arasında.

BELEDİYE BAŞKANLIKLARININ YÜZDE 0,9'U KADINLAR TARAFINDAN DOLDURULDU

Rapora göre, 2007 seçimlerinde TBMM'ye giren kadın milletvekillerinin oranı ilk kez yüzde 9,1 ile Cumhuriyet tarihinin en yüksek seviyesine ulaştı. 2007'deki bu gelişme ile Türkiye, kadın parlamenter sırasında 187 ülke arasında 109. sırada yer aldı.

1990 yılındaki kabinede bir kadın bakan yer alırken sonraki yıllarda kurulan hükümetlerdeki kadın bakan sayısı hiçbir zaman ikiyi aşmadı.

Rapora göre, 1999 ile 2004'te yapılan yerel seçimlerde 18 belediyeye kadınlar başkanlık yaptı. 2009 yılında ise bu sayı 27'ye yükseldi. İl genel meclislerinde de benzer gelişme yaşandı. Belediye ve il genel meclislerindeki olumlu gelişmeye rağmen, 2009 yılı itibarıyla Türkiye'deki belediye başkanlıklarının sadece yüzde 0,9'u, belediye meclis üyeliklerinin yüzde 4,2'si il genel meclisi üyeliklerinin ise yüzde 3,3'ü kadınlar tarafından dolduruldu.

KADINLARA YÖNELİK FİZİKSEL VE CİNSEL ŞİDDET

Türkiye'de Kadına Yönelik Aile İçi Şiddet araştırmasına göre, 2008 yılında 15-24 yaş grubu arasındaki genç kızların yüzde 35,3'ü yaşamının herhangi bir döneminde fiziksel veya cinsel şiddete maruz kaldığını belirtirken, 45-49 yaş grubundaki kadınlarda bu oran yüzde 47,9'u buluyor.

Kuzeydoğu Anadolu Bölgesi yüzde 57,1'lik oranla kadına yönelik şiddetin en yoğun olarak yaşandığı bölge olurken, Batı Marmara yüzde 26,2 ile bu şiddetin en az uygulandığı bölge oluyor. Kadınlara yönelik fiziksel veya cinsel şiddet konusunda Türkiye ortalaması ise yüzde 41,9.

Rapora göre, 1999 ile 2008 yılları arasında çeşitli nedenlerle toplam 1 milyon 107 bin 714 kişi ceza infaz kurumlarında hüküm giyerken, bunların yüzde 2,65'i kadınlardan oluştu. 10 yılda işlenen suçlar nedeniyle hapis veya para cezasına çarptırılan kadın sayısı 29 bin 398 olarak kayıtlara geçti. 2008'de cezaevine giren kadınların 2 bin 598'i kentlerde, 76'sı ise köylerde ikamet ediyordu.

"KADININ ÇALIŞMA YAŞAMINA KATILIMI ÖZENDİRİLMELİ"

İSMMMO Başkanı Yahya Arıkan da rapora ilişkin değerlendirmesinde, kız çocuk eğitiminin ve kadının çalışma yaşamına katılımının özendirilmesi gerektiğini belirtti.

Eğitimde yürütülen kampanyalarla ilköğretimde kız çocuklarının okullaşma oranının Türkiye genelinde yüzde 95,97 olarak gerçekleştiğine dikkati çeken Arıkan, orta öğretimde bu rakamın yüzde 56,30'lara takılı kaldığını ifade ederek, "İlköğretimde okullaşma oranı yüzde 95'lerde bulunsa da 36 milyon kadının yüzde 10'u aşan kısmı yani 3.7 milyonu hala okuma yazma bilmeyen 6,9 milyonu ise sadece okur yazar olanlardan oluştu. Bu tablo Türkiye'nin çağdaşlaşmasının, kalkınmasının, demokratikleşmesinin önündeki en büyük engellerden biridir. Çocuklarımız geleceğimiz diyorsak, onları yetiştiren kadınlarımız da geleceğimizin mimarlarıdır" dedi.

Türkiye'de ilk olarak 1930 yılında belediye seçimlerinde seçme hakkını kazanan kadınların, milletvekili seçme ve seçilme hakkına da 1934'te kavuştuğunu anımsatan Arıkan, şunları kaydetti:

"1935 yılında ise 18 kadın TBMM koltuklarında milletvekili olarak yer aldı. Fransa, Japonya, İtalya, Arjantin, Meksika, Çin, İsviçre gibi ülkelerde yaşayan kadınlar ise yıllar sonra bu hakka kavuştu. Ancak, Türkiye'nin bu girişiminin bir türlü devamı gelmedi. 72 yıl sonra yapılan genel seçimlere kadar Meclis'teki kadın milletvekili oranı 1935 yılı düzeyine ulaşamadı. 72 yıl sonra 50 kadın milletvekili ve yüzde 9,1'lik oranla yakalanan tarihi başarı(!) ise Türkiye'yi dünyadaki 187 ülke parlamentosu arasında kadın milletvekili oranı bakımından ancak 109. yapabildi."

(AA)

Giderler Indirimler
Ayın Sohbeti
Emrah YÜCEL: "SİNEMA SEKTÖRÜNÜN DIŞA AÇILMA VE KURUMSALLAŞMASI PROJESİ’Nİ FAALİYETE GEÇİRDİK. BU ÇABALARIN SAYESİNDE VERGİLER KALDIRILDI."

Köşe Yazıları
  Adnan Nas
Ortak Payda Az Kutuplaşma Çok
  Zeki Gündüz
Bilgisayar programı ticareti yapanlar da stopaj ödemezler & Uyarılar
  M. Bilgütay Yaşar
Dikkat ! 20 Liralık Vergi Cezası Milyonlarca Lira Fazla Vergi Cezası Ödemenize Neden Olabilir
+ Tüm Yazarlar
Mini Anket
Özelgeler için ücret ödenmeli mi?



+ Sonuçlar
+ Diğer Anketler
Hesaplamalar
Maaş Kıdem-İhbar Adat Reeskont
Ekonomik Veriler
USD 1.5127
EURO 1.9391
TÜFE (Temmuz) % -0,48 (7,58)
ÜFE (Temmuz) % -0,16 (8,24)
03 Eylül 2010
Tarihli Resmi Gazete


Resmi Gazete Arşivi