Anayasa Mahkemesinin 15.07.2010 tarihli
toplantısında diğer konuların yanında bir vergileme konusu da görüşmüştür. Konuyla
ilgili Mahkemenin web sitesinde yer alan bilgi aşağıdaki gibidir:
|
Esas
Sayısı
|
Konusu
|
İnceleme
Evresi
|
Verilen
Kararın Sonucu
|
|
2010/62
Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu
|
26.5.1981 günlü, 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu’nun 96.
maddesinin (B) fıkrasının iptaline karar verilmesi istemi.
|
İlk
|
- Esasının İncelenmesine, OYBİRLİĞİYLE,
|
Dava dosyasına ait
Danıştay Dava Daireleri Kurulunun 12.2.2010 tarihli başvuru kararının tam
metnine aşağıda yer verilmiştir.
Öte yandan, daha önce de duyurulduğu üzere, Belediye
Gelirleri Kanunu’nun 97. maddesiyle ilgili de bir iptal davası bulunmaktadır.
Bu dava ile ilgili olarak 02.07.2009 tarihinde alınan kararın özeti de aşağıdaki
gibidir:
|
Esas
Sayısı
|
Konusu
|
İnceleme
Evresi
|
Verilen
Kararın Sonucu
|
|
2009/42
Ankara 2. Vergi Mahkemesi
|
26.5.1981 günlü, 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu'nun, 4.12.1985
günlü, 3239 sayılı Yasa'nın 125. maddesiyle değiştirilen 97. maddesinin
birinci fıkrasının birinci tümcesinin iptaline ve yürürlüğünün durdurulmasına
karar verilmesi istemi.
|
İlk
|
- Esasının İncelenmesine,
- Yürürlüğün durdurulması isteminin esas inceleme aşamasında ele alınmasına
|
Anayasanın 153. maddesi gereğince Anayasa
Mahkemesi iptal kararlarının geriye yürümediği, çıkacak olası iptal
kararlarının sonuçlarından yararlanabilmek için beyannamelerin ihtirazi kayıtla
verilerek dava açılması gerektiği unutulmamalıdır.
Saygılarımızla.
Recep Bıyık
Mevzuat Eğitim ve Araştırma Başkanı, YMM
2010/ 62 E. sayılı dosyaya ait Danıştay Dava Daireleri
Kurulunun 12.2.2010 tarihli başvuru kararı
T.C.
D A N I Ş T A Y
VERGİ DAVA DAİRELERİ
KURULU
Esas No: 2010/21
KARAR
R.
Hipermarketler Zinciri Anonim Şirketi tarafından, ihtirazi kayıtla verilen
Şubat 2005 dönemine ilişkin ilan ve reklam vergisi beyannamesi üzerinden
120.000 adet broşür için tahakkuk ettirilerek, tahsil edilen ilan ve reklam
vergisinin ret ve iadesi istemiyle Kartal Belediye Başkanlığına karşı açılan
davayı reddeden İstanbul 3. Vergi Mahkemesinin, 10.11.2009 günlü ve
E:2009/3012, K:2009/2878 sayılı ısrar kararının bozulması istemiyle yapılan
temyiz başvurusunu içeren dosya, Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunca
incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Davacı
Kurumun, Şubat 2005 döneminde Kartal Belediye sınırları içinde elle dağıttığı
broşürler için 28.2.2005 tarihinde ihtirazi kayıtla verdiği ilan ve reklam
vergisi beyannamesi üzerinden, 28.2.2005 günlü ve 109/4 sayılı tahakkuk fişiyle
her bir broşür için 0,10 YTL olarak tahakkuk ettirilen maktu vergiler, davacı
tarafından aynı gün ve seri A 2546913 sayılı makbuz karşılığı ödenmiş; hukuka
aykırı tahsil edildiği ileri sürülen vergilerin ret ve iadesi istemiyle dava
açılmıştır.
Davaya
konu yapılan tahakkukun, 2464 Sayılı Yasanın 96'ncı maddesinin (B) fıkrasında
tanınan yetkiye dayanılarak Kartal Belediye Meclisi tarafından yürürlüğe
konulan Tarifede öngörülen ilan ve reklamın her biri için 0,10 YTL üzerinden
yapıldığı anlaşıldığından, ilan ve reklam vergisi tahakkukunda esas alınan ve
her bir broşür için belirlenen maktu verginin dayanağı, Kartal Belediye
Meclisinin 7.1.2005 günlü ve 2005/7 sayılı kararıdır.
Davacı
tarafından; vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülüklerin konulması,
değiştirilmesi ve kaldırılmasında yasallık ilkesinin geçerli olduğu; bu
konudaki tek istisnanın, vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülüklerin
muaflık, istisnalar ve indirimleriyle oranlarına ilişkin hükümlerinde kanunun
belirttiği yukarı ve aşağı sınırlar içinde değişiklik yapmak konusunda Bakanlar
Kuruluna verilebileceği öngörülen yetki olduğu, vergilendirme alanında belediye
meclislerine tanınmış bir yetki bulunmadığından, vergilendirmeye esas alınan
tarifeyi belirleyen Kartal Belediye Meclisi kararına dayanak oluşturan 2464
sayılı Kanunun 96'ncı maddesinin (B) fıkrasının, Anayasanın 73'üncü maddesine
aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
2464
sayılı Belediye Gelirleri Kanunu, belediye gelirlerini dört ayrı kısımda
düzenlemiştir. Birinci Kısım, vergileri; ikinci Kısım, harçları; Üçüncü Kısım,
harcamalara katılma paylarını kapsamaktadır. Yasanın Dördüncü Kısmı ise vergi
ve harç tarifelerinin tespitine ilişkin düzenlemeleri de içeren çeşitli
hükümlere ayrılmıştır.
Vergiler,
harçlar ve katılma paylarından oluşan belediye gelirlerinden harcamalara
katılma payları, hizmetler dolayısıyla yapılan giderlerin tamamı üzerinden ve
Yasanın Üçüncü Kısmında öngörülen yöntem ve esaslara göre tahakkuk
ettirildiğinden belli tarifeye göre alınan belediye gelirleri, vergi ve
harçlardan oluşmaktadır.
İlan ve
reklam vergisinin en az ve en çok tutarı Yasanın 15'inci maddesinde yer alan
maktu tarifede öngörülmüştür. Bu tarife, 1.1.2005 tarihinden geçerli olmak
üzere 31.12.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5281 sayılı Yasanın 16'ncı
maddesiyle değiştirilmiştir. Değişik tarifenin (5) işaretli bölümünde; ilan ve
reklam amacıyla dağıtılan broşür, katalog, duvar ve cep takvimleri, biblolar
veya benzerlerinin her biri için en az 0,01; en çok 0,25 YTL ilan ve reklam
vergisi belirlenmiştir.
2464
sayılı Belediye Gelirleri Kanununun 96'ncı maddesinin (A) fıkrasında Bakanlar
Kurulu, yasada en az ve en çok miktarları gösterilen ve aynı fıkrada yer alan
vergi ve harçların tarifelerini, belediye grupları itibarıyla tayin ve tespite
yetkili kılınmıştır. Maddenin birinci fıkrası gereğince Bakanlar Kurulunun
96'ncı maddenin (A) fıkrasında tanınan yetkiyi; Maliye Bakanlığı ve Devlet
Planlama Teşkilatının görüşü de alındıktan sonra İçişleri Bakanlığı tarafından,
belediyelerin nüfusları ile ekonomik ve sosyal gelişme durumlarına göre yapılan
ve Resmi Gazetede ilan edilen gruplandırmayı gözeterek kullanması
gerekmektedir.
Yasanın
96'ncı maddesinin (A) fıkrasında gösterilmeyen vergi ve harç tarifelerini
yapmak konusunda Bakanlar Kuruluna tanınmış bir yetki bulunmamaktadır, ilan ve
reklam vergisi, 96'ncı maddenin (A) fıkrasında yer almayan vergilerdendir.
2464
sayılı Yasanın 96'ncı maddesinin (B) fıkrasında ise (A) fıkrasında sayılanlar
dışındaki vergi ve harçlara ait maktu tarifelerin; bu Kanunda belirtilen en alt
ve en üst sınırları aşmamak şartıyla mahallin çeşitli semtleri arasındaki
sosyal ve ekonomik farklılıklar göz önünde tutularak belediye meclislerince
tespit olunması düzenlenmiştir.
İlan ve
reklam vergisine ilişkin maktu tarifeler, 96'ncı maddenin (B) fıkrasında yer
alan kuraldan dolayı, en az ve en çok tutarı 2464 sayılı Belediye Gelirleri
Kanununun 15'inci maddesinde öngörülen, 5281 sayılı Yasa ile değişik
düzenlemedeki tutarlar gözetilerek belediye meclisleri tarafından yapılan
tarifeye göre tahsil edilmektedir. Bu nedenle, 2464 sayılı Belediye Gelirleri
Kanununun 96'ncı maddesinin (B) fıkrası, dava konusu ilan ve reklam vergisinin
dayanağını oluşturmaktadır.
Yasa,
Bakanlar Kuruluna, 96'ncı maddenin (A) fıkrasında tanınmış olan yetkinin
kullanılması sırasında tespit şekli ve duyurulması da Yasada gösterilen
gruplandırmanın gözetilmesini öngörmüşken; 96'ncı maddenin (B) fıkrasında
belediye meclislerine tanınmış olan yetkinin kullanılmasına esas olmak üzere,
ne şekilde tespit edileceği, hangi ölçütlere dayanacağı yasada gösterilmeyen ve
belirsizlik içeren, çeşitli semtler arasındaki sosyal ve ekonomik farklılıklara
bakılması dışında bir ölçü öngörmemiştir. Dolayısıyla konusunu, belediye ve
mücavir alanları içinde yapılan her türlü ilan ve reklamın oluşturduğu ilan ve
reklam vergisi için belediye meclisleri, yetki alanında, belirlilik ve
ölçülülük kriterlerini içermeyen, bu yüzden hukuki güvenlik ilkesine de aykırı
düşebilecek şekilde tarife yapabilecektir. Kuralda öngörülen, çeşitli semtler
arasındaki sosyal ve ekonomik farklılığın hangi ölçütlere dayanılarak göz önüne
alınacağının belirsiz kalmasından doğan bu durumun, hukuki güvenlik ilkesine
aykırı düştüğü açıktır.
Herkesi,
kamu giderlerini karşılamak üzere mali gücüne göre vergi ödemekle yükümlü tutan
ve vergi yükünün adaletli ve dengeli dağılımını maliye politikasının sosyal
amacı olarak belirleyen Anayasanın 73'üncü maddesi; vergi, resim, harç ve
benzeri mali yükümlülüklerin kanunla konulmasını, değiştirilmesini veya
kaldırılmasını öngörmüştür. Bu nedenle vergilendirme yetkisi, yasama organı
tarafından kullanılabilen yetkilerdendir. Bu yetkinin kullanılmasında vergi
yükünün âdil ve dengeli dağılımını ve herkesin mali gücüne göre vergi ödemesini
sağlama amacının gerçekleştirilebilmesi için sosyal ve ekonomik değişimlerin de
bir gereği olarak, 73'üncü maddenin son fıkrasında yasama organınca bu
yetkinin, vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülüklerden muaflığa, vergi
istisnalarına, vergi indirimlerine ve vergi oranlarına ilişkin olmak üzere ve
yukarı ve aşağı sınırları yasada gösterilmek koşuluyla değişiklik yapılması
konusunda Bakanlar Kuruluna kısmen devredilebilmesine olanak tanınmıştır.
Anayasada, yasallık ilkesinin tek istisnasını Bakanlar Kuruluna devredilebilen
bu yetki oluşturmaktadır. Bunun dışında vergilendirme alanında başka hiçbir
organa tanınmış veya devredilebileceği öngörülmüş bir yetki bulunmamaktadır.
Belediye Gelirleri Kanununun 96'ncı maddesinin
(B) fıkrasında belediye meclislerine, aynı maddenin (A) fıkrası dışında kalan
vergi ve harçlara ait maktu tarifeler yapmak konusunda yetki tanıyan kural,
Anayasanın 73'üncü maddesine aykırı düşmektedir. Esasen Anayasa, maktu vergileri
tespit konusunda Bakanlar Kuruluna dahi yetki tanımamıştır.
2464 sayılı Yasanın 96'ncı maddesinin (B)
fıkrası, aynı zamanda Anayasanın 2'nci, 6'ncı, 8'inci ve 11'inci maddelerine de
aykırı görülmektedir.
Yukarıda
belirtilen tüm nedenlerle, davacı tarafından ileri sürülen, düzenlemenin
Anayasanın 2'nci, 6'ncı, 8'inci,11'inci ve 73'üncü maddelerine aykırı olduğu
yönündeki iddia ciddi görüldüğünden, 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanununun
96'ncı maddesinin (B) fıkrasında yer alan; "Yukarıda sayılanlar dışındaki
vergi ve harçların maktu tarifeleri; bu kanunda belirtilen en alt ve en üst
sınırları aşmamak şartıyla mahallin çeşitli semtleri arasındaki sosyal ve
ekonomik farklılıklar göz önünde tutularak belediye meclislerince tespit
olunur." şeklinde yetki tanıyan düzenlemenin iptali istemiyle ve 2949
sayılı Yasanın 28'inci maddesinin 1 'inci fıkrası uyarınca Anayasa Mahkemesine
başvurulmasına; dava dosyasındaki belgelerin onaylı birer örneğinin Anayasa
Mahkemesi Başkanlığına gönderilmesine ve Anayasa Mahkemesince itiraz yoluyla
yapılan başvuru hakkında karar verilmesine kadar yargılamanın ertelenmesine,
12.2.2010 gününde oyçokluğu ile karar verildi.
|